7 Mart 2012 Çarşamba
2 YILI KALMIŞ…
Recep ağabeyim, bu günkü A, Ke ve Pe grup toplantısı sırasında yine Suriye Devlet Başkanı Esad’ a ( kendi deyişiyle; ESED…) çatmış. Suriye’ de akan kanın gövdeyi götürdüğünden söz etmiş, demokrasiden, insan haklarından ( ! ) dem vurmuş. Batı’lılara da haykırmış. “Ulan, şu herife bir türlü müdahale edemediniz…” Sonra, hızını alamamış olmalı ki, baba Esad’ın hesap ödemeden öldüğünü ama, oğul Esad’ dan er veya geç hesap sorulacağını ( ! ) öksürmüş.
Ülkede dökülen kandan söz etmiş, halkın taleplerine kulak vermekten, reformlardan…
Recep ağabeyim, anavatanı abd’ nin tarihi ile pek ilgilenmiyor olmalı. Çok yakın zamanda yaşanan abd vahşeti hakkında kendisini bilgilendirsem, bana da haykırmayacağını umarak…
11 Eylül 2001 tarihinde New Yorrrrk kentinin çifte havuzlar semtindeki duble kulelere yapılan atış talimi sonrası 3 binin üzerindeki abd vatandaşının ölümünün ardındaki giz, yıllardır çözülmedi. Nasıl oldu da oldu bilinmez ama, bana, BOP katliamı ve giderek 3.ncü dünya savaşını başlatmanın ön hazırlığı gibi gelmişti. İçinde bulunduğumuz şu günlerde de aynı kaygıları taşımaktayım ne yazık.
Yalanın binine 1 cent veren çok oldu kuşkusuz. Veren aldı, veren aldı Buşt ağabeyimin yalanlarını. Önceleri, “ikizlere çarpan uçaklarda pencere ve yazı yoktu…” diyenler, Buşt ağabeyin “ Bu, bir haçlı savaşıdır…” yönlü fermanının ardından psikolog aramaya başladılar. Olur ya, belki de bir daha aynı karabasanları görmezler…di. Gözleri açılır, uçakların pencerelerinden New Yorrrrk’ u izleyen yüzlerce yolcuyu, uçak gövdesindeki amerikan boz ayısı kadar büyük harflerle yazılmış “american Airlanes” yazısını görebilirler, ya da ülkeden ( kibarca ) taşınırlardı. Tarihten silinmek üzere!!!
Her şey olup bitti, ardından FBI ve CIA, 19 kişilik Afganistan, İran menşeili terörist örgüt imal etti. Adını da duyurdu “ İSLAMİ ÖRGÜT “ Nasıl çarpışılırdı bu İslamcı örgütle? Ilımlı İslami Rejim dümeniyle. Nasıl olacak bu düzen?
Inınınııııınnn.
Recayyip Erdoğan ağabeyim!
abd adında bir yerin Ankara’ daki ( büyükelçi kılıklı ) ajanı, adı MİLLİYETÇİLİĞE bulaşmış ( ! ) bir siyasiye gidip, “ A Ke ve Pe adında bir parti kuracağız. Siz de yer alır mısınız..? “ diye soruyor. Red yanıtı alınca çok sinirleniyor. Öyle ya, kendi ülkelerinde olsa, böyle bir yanıta RECM CEZASI verilirdi. Bir abd’ li üst düzey yöneticinin, Türkiye’deki abd ajanlarını soran gazeteciye verdiği yanıt, “ Türkiye’de bir tane bile abd’ li CIA ajanı yoktur. Türkiye’ deki CIA ajanları bizzat Türk’ tür…”
İşte A, Ke ve Pe’ nin kısa kuruluş öyküsü.
Recep ağabeyim’ in fazlaca bir şansı yoktu. Tek çıkarı, görevini sürdürmekti. 1 Mart tezkeresi sırasında bocalasa da, aradan geçen bunca yılda “ olgunluk dönemi “ ne ulaştı. Tezkere ile olmazsa, kanun hükmünde kararnamelerle olacağını öğrendi. Terör örgütleri ile savaşılamayacağını, gerektiğinde o’nlarla uzlaşma bile sağlanabileceğini, yeni yeni azınlıklar yaratılıp, kendilerine, ülke topraklarının bile teslim edilebileceğini, sonradan imal edilmiş tüm azınlıklara özerklik ( giderek, bağımsızlık ) sözleri verilebileceğini, gerektiğinde gizli anlaşmalar imzalanarak bu sözlere resmi içerik kazandırabileceğini… öğrendi.
Sonunda, Kasımpaşa bıçkın delikanlılığı tuttu, Libya lideri Kaddafi’ ye uygulanan vahşetin, katliamın tam ortasında yer aldı. Libya’ daki abd beslemesi sözde muhaliflere yüzbinlerce dolar ve silah gönderdi.
Önce Buşt, sonra Obanma ağabeylerinden aldığı güçle oraya buraya hönküren Recep ağabeyimin sonu pek hayırlı görünmüyor. Kendi ülkesinin gençlerine, aydınlarına, asker, memur, işçi, işsiz, hukukçu, yazar, emekli… hemen tüm kesimlerine karşı savaş açan, ordu komutanlarını ( 28 Şubat’ın intikamını almak amacıyla ) mahpuslarda süründüren, Atatürkçü siyasilere ceza üstüne ceza yağdıran birinin, nasıl olup ta Suriye lideri Esad’ a insanlık dersi vermeye kalktığı, kendisini, nasıl olup ta buna yetkili saydığı… bir muamma. En az, 11 Eylül çifte havuzlar hikayesi kadar giz dolu. Filipinler, Malezya, Kore, Singapur, Vietnam…da yaşanan abd katliamlarının hesabı sorulmamışken, dünyanın bir çok ülkesinde abd hizmetlisi diktatörlerin mezarları bile bilinmezken benim çok sevgili Recep ağabeyim, hönkürüyor.
Ne diyeyim, mahalle bekçiliğini bile beceremeyecek birilerini Meclis’ e doldurup, kendilerine ülke güvenliğini, bölge istikrarını, dünya siyasetini teslim ederseniz böyle olur işte. Allah’tan ( wikileax belgelerine bakarsanız…) 2 yılı kalmış. Dilerim erken davranıp, kendiliğinden gider. Aksi halde bu işi bizden önce, Suriye’ li, Libya’ lı vatanseverler halledecek gibi geliyor.
Ya da, Recep ağabeyimin sevgili CIA’ sı.
Neyse. Siz, siz olun, bundan sonrakilere aman vermeyin bari.
Necmettin Tanju SÜAR.
06 Mart 2012 Salı
A L A N Y A .
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder