13 Mart 2012 Salı

Ergenekon'da flaş gelişme! / 13 Mart 2012 Salı 12-45

Ergenekon'da flaş gelişme! / 13 Mart 2012 Salı 12-45

NAMUS VE ŞEREF ÜZERİNE UFAK UFAK DENEMELER.




Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmezi bir arkadaşımız vardı. O’nun ataklığına, esprilerine hatta, yalanlarına bile bayılırdık. Zaten, yalanlarıydı o’ nu vazgeçilmez yapan. Öyle tatlı yalan söylerdi ki, o yalanları bir kez daha, ama, o’ndan duymak için sokak sokak o’nu arardık. Bizler, yalan söyledik diye bir araba sopa yeyip, azar işitirken o ; “ ah, vah…” çekip, üstüne bir de nasihat verirdi. Üzerimizde en etkili olan lafı da, “ Namussuzum ki…” idi.
Aradan yıllar geçti. Duydum ki, MEBUS olmuş. Halkımızın dilinde buna “ layığını bulmuş…” ta deniyor.

Bir aralar merak sarmıştım. TBMM’ de yemin töreni oldu mu, işi gücü bırakır, izlerdim. Aman Allah’ım ! Önündeki çarşaf kadar kağıda sahip olamayanlar mı dersiniz, değil gözlük, dürbün bile taksa yine de önündeki yazıyı okumayı beceremeyenler mi, yemin metninde geçenler hariç, her türlü zırvayı zırvalayanlar mı… Bunlar mı benim vekilim?
Tepkilerimi biraz yüksek sesle dile getirince, rahatsız olanlar, ( her nedense ) yerinden hafif kıpırdananlar, mırıldananlar, hırlayanlar… olmuyor da değildi hani. A Ke ve Pe adlı oluşumun 2nci kez başımıza musallat olacağı seçim propaganda döneminde bir dost, “ Hocam. Ben AKP’ den M. Vekilliğine aday olacağım. Ne dersin..? ” dediğinde tek yanıtım, “ Yakışır…” olmuştu. Uzun süreli kırgınlıktan sonra yolum tekrar Adana’ya düştüğünde, yolda karşılaştık. “ Sen, haklıymışsın hocam…” dedi. Nedenini sormadım. Tek sorum, “ A, Ke ve Pe adlı oluşumun içinde olup ta, namusu ve şerefi üzerine ettiği yemine sadık kalıp, kalamayacağı…” idi.
11 yıl oldu.
A, Ke ve Pe adlı oluşumdan, Türk Milleti’ nin yüce Meclisi huzurunda verdiği sözü tutmasını bekliyoruz. Her sıkıştığında “ İspat etmeyen şerefsizdir, namussuzdur…” demeyi maharet sayanların, ettikleri yemine, millet huzurunda namus ve şereflerini masaya koydukları yemine sadık kalmalarını beklemek, demokrasiden doğan hakkımız olsa gerek. Ama, heyhat.

Milletin Meclisini arenaya çevirenlerden, Milletin Meclis’ine CIA ajanlarını sokanlardan, Milletin Meclis’inde Milletin ordusunu yerden yere vuranlardan, Milletin Meclis’ini, ülkenin topraklarını, kurumlarını… pazarlamak amacıyla adeta büro olarak kullananlardan, Milletin Meclis’ inde, milletin ülkesini parçalama kararı verenlerden, gizli anlaşmalara imza koyanlardan, halkı kendi içinde cephelere ayırıp, birbirine kırdırmaya azmeden ve zaman zaman bunun provalarını yapmaya kalkanlardan, Milletin Meclis’inde Milletin vekillerine tekme – yumruk saldıranlardan…
…namus ve şerefleri üzerine ettikleri yemine sadık kalmalarını beklemek, saflık olur ancak.
Yine de bilmeliyiz ki bu yaşananlar, ileride olacakların sadece bir provası. Neler yaşandığını anımsayınız. Bütçe görüşmeleri sırasında CHP’ li vekillerin tartaklanması, kürsüde konuşan vekilin engellenmesi, yaka paça indirilmesi, ( olaydan sadece bir gün önce ) İtalyan futbol camiasının “ Sahanın ortasına dikilmiş bir çınar ağacı “ diye değerlendirdikleri Hakan Şükür’ ün boksör olduğu söylenen danışmanının, kondüsyon ile komisyon salonunu karıştırıp, yanlışlıkla komisyon salonuna dalması ve CHP’ li vekilleri yumruklamaya başlaması…
Aynı gün, Malatya Kürecik’ te, yasalar ve Meclis hiçe sayılarak çöreklenmelerine göz yumulan abd’ li kiralık katillerin inlerini görmeye giden CHP’ li vekillerin, bizzat Türk Mehmetçiği tarafından engellenmesi…
Sadece “ Atatürk’ ten emir aldığını ve bu emri, ölümüne uygulayacağını…” söylediği için, “ sen, Atatürk’ ten emir alamazsın ” denilerek okuldan atılan TGB’ li bir üniversite ( evren kent ) öğrencisi.

A, Ke ve Pe adlı oluşumun yasadışı olduğunu, dolayısıyla, bu günkü TBMM aritmetiğinin de bir şey ifade etmediğini daha önce yazmıştım. Yasadışılığın nedenleri hakkında, daha önceki ifademden daha değişik bir şey yazmayacağım. Sadece şunu söylemeliyim; seçimlerin ve alınan sonuçların “ HİLELİ “ olduğunu ben değil, ülkemizin önemli yargı kurumlarında üst düzey görevlerde bulunmuş, emekli bir hukukçu söylüyor. Bizler, elindeki böylesine önemli bilgileri bile değerlendiremeyen, beceriksiz, zavallı, belki de ganimetten alacağı payın peşinde koşan… muhalefet partilerinden, ya da, kılcal damarlarına dek hacıyağı enjekte edilmiş hukuk kurumlarından bir ışık bekliyoruz.
Silivri işkencehanesinde tutsak alınmış vekillerine sahip çıkmaktansa, ikide bir kendi partisinin geçmişine yönelik yalan - yanlış suçlamalar yapmayı daha bir kolaymış gibi görenlerden, her ağzını açtığında “ Milliyetçilikten, delikanlılıktan… “ dem vurup, kendi partisinin vekillerine tekme yumruk girişildiğinde dut yemiş bülbüle dönen muhalefet… ten yani.

Sivas cinayetleri davası da ( herkesin önceden tahmin ettiği gibi…) zaman aşımından düştü. Tepki gösterenler, Recep’ in özel ordusu tarafından coplu, gazlı saldırıya uğradılar. Unutmayınız. Bodrum’ da, abd’ nin kiralık katillerinin şefinin başına çuval geçiren TGB’ li genç vatanseverler hakkında, insan ömrünün 3 katı hapis cezası isteniyor. Geçtiğimiz günlerde, Adıyaman ilimizde yaşayan Alevi vatandaşlarımızın evlerinin kapılarına işaret koyanlar hakkında hiçbir girişim başlatmayanlar, “ İki çocuğun işi…” diyerek, olayı geçiştirdiler. İşte, bu hukuka inancımızı sürdürmekteyiz. “ İkili hukuk “ adı verilen kavram, yıllardan beri ülkemizde arslanlar gibi uygulanmakta. HES cinayetleri, TÜBİTAK cinayetleri, öğretmen, ordu mensubu, MİT’ çi, aydın, gazeteci, sendikacı… cinayetleri. Bugüne dek hangisinin günyüzüne çıkarıldığını söyleyebilir misiniz ?
Açıkçası dostlar…
Recep, polis, özel güvenlik, tarikat mensupları ve ( yaşama geçirebilirse ) jandarma birlikteliği ile oluşturduğu ÖZEL ORDU sunu bizlere karşı kullanmakta. Kesintili eğitim ( ! ) adını verdiği UCUBE nin asıl amacı; sorgulamayan, tepkisiz, araştırmayan, direnmeyen… bir nesil yaratmak. Bir türlü sonu gelmeyen, elle tutulur kanıt bile bulunamayan UCUBE davaların, tutsaklıkların, yağmur ormanlarında bile rastlanması olanaksız vahşi saldırıların… nedeni, A, Ke ve Pe adlı oluşuma karşı direncin kırılması.
Sivas katliamı davasının zaman aşımından düşmesi konusunda Recep’ in yorumu şöyle olmuş; “ Türk milleti’ ne hayırlı olsun…”
İktidar yapıldığı günden beri ağzından bir kez bile “ Türk ” kelimesi çıkmayan Recep, bu kez neden bu kelimeyi kullandı dersiniz ?
Necmettin Tanju SÜAR.
13 Mart 2012/ SALI
ALANYA.

DÜNYADA VE TÜRKİYE' DE PETROL, GERÇEKLER. 4.mpg

DÜNYADA VE TÜRKİYE' DE PETROL, GERÇEKLER. 3.mpg

DÜNYADA VE TÜRKİYE' DE PETROL, GERÇEKLER. 2.mpg

DÜNYADA VE TÜRKİYE' DE PETROL, GERÇEKLER. 1.mpg